ÇAMLICA KULESİ

Çamlıca, İstanbul | 2011
Medya, İletişim, Kültürel | Yarışma
Burçak Pekin, Emir Drahşan, Barış Başat

Doğuyla batının kesiştiği, birleştiği yer. İstanbul ne doğuya ne de batıya aittir. Foucault’nun sarkacı gibi her daim devinim içindedir. Degişmeyen kimliği ise her yönden gelen enerjiler ile beslenen dinamikliğidir. Derin ruhaniliğin ve fikrin beden bulduğu yapılar kent tarihine tanıklık ederler.
Çamlıca tepesi konum olarak doğunun uç noktalarından belkide en önemlisidir. Burada inşa edilecek bir sembolün çıkış noktası doğudur. Doğunun bilgeliği, ruhaniliği modern teknoloji ile yeniden yorumlanarak vücud bulmalı ve hem batıya hem de doğuya ilham olmalidir.
Kent tasarımcının ihtiyaç duyduğu tüm esin kaynaklarını kendinde barındırır; Zamanının bilgi yayma aracı olmuş restorasyon geçiren bir minare, sevginin ve toleransın sembolü dervişler, fraktal geometrinin etkilerini taşıyan klasik Osmanli Mimarisi…
Yeni Çamlıca Kulesi tarihten beri farklı kıtalardan, kültürlerden, inanışlardan gelen insanlara kucak açan bir kentin sembolüdur. Şehri bir bakışta anlamak imkansızdır. Kule de kent gibi kendisine farklı mesafelerde ve açılarda duran kişilere her defasında farklı gözükür. Tekil bir okuma değil, coğulcul yorumlar sunar kendisine bakanlara… Güneşin konumu, ayın ışıkları, kentin yansımaları kulenin her defasında farklı algılanmasına mahal verir. Kent gibi sürekli yenilenir, degişir, adapte olur, etkiler, etkilenir, değiştirir… Kentin yeni röper noktasıdır artık. Kule hep oradadır ama hafif metal çatkısı arkasında sürekli hareket halindedir. Yeryüzüyle gökyüzünü sema eden semazenler gibi birbirine bağlar.

MENÜ